ABD’nin eski başkanı ve 2024 seçimlerinin Cumhuriyetçi adaylarından Donald Trump, başkanlık kampanyasındaki söylemleri ve olası politikalarıyla Meksika ile büyük bir gerilimin fitilini ateşlemeye hazırlanıyor. Trump’ın, sınır güvenliği ve ticaret anlaşmaları konusundaki sert tutumu, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden gerilmesine yol açabilir.
Trump, seçim kampanyasında yaptığı açıklamalarda, sınır güvenliğini artırmak için Meksika sınırına yeni önlemler alacağını ve göçmen geçişlerini tamamen durdurmayı hedeflediğini belirtti. Ayrıca, Meksika’nın sınır güvenliğinde daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savunarak, aksi halde bu ülkeye uygulanan ticaret tarifelerinin yeniden gündeme geleceğini ifade etti.
Bu açıklamalar, Meksika hükümeti tarafından tepkiyle karşılandı. Meksika Devlet Başkanı Andrés Manuel López Obrador, Trump’ın söylemlerinin iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyebileceğini ve bu tür tehditlerin kabul edilemez olduğunu belirtti. López Obrador, “Diplomasi ve iş birliği yoluyla sorunları çözmeliyiz, tehditlerle değil,” ifadelerini kullandı.
Analistler, Trump’ın Meksika’ya yönelik bu sert tutumunun, iki ülke arasındaki ticaret ve göç politikalarını yeniden krize sürükleyebileceğini öngörüyor. ABD ve Meksika, yıllık 700 milyar doları aşan ticaret hacmiyle birbirine sıkı bir şekilde bağlı durumda. Ancak Trump’ın, NAFTA’nın yerine geçen ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’nı (USMCA) yeniden müzakere etme sinyalleri, ekonomik ilişkilerde belirsizlik yaratıyor.
Sınırda artan göçmen hareketliliği ve uyuşturucu kartellerinin faaliyetleri de gerginliğin diğer önemli nedenleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu konuların yalnızca ekonomik değil, insani krizlere de yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Trump’ın politikalarının seçimi kazanması halinde uygulanıp uygulanmayacağı belirsizliğini korurken, iki ülke arasındaki ilişkilerin kaderi, bu sert söylemlerden nasıl etkileneceğine bağlı olacak. ABD-Meksika sınırındaki bu potansiyel kriz, hem bölgesel hem de küresel düzeyde yankı uyandırabilir.