Son günlerde gündemi meşgul eden Suriyeli mültecilere yönelik tartışmalar, Türkiye’nin bölgedeki politikalarını yeniden gözden geçirmesine sebep oluyor. Bu bağlamda, Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Burhanettin Duran, afet ve savaş derdiyle yoğrulan Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesini destekleyeceklerini dile getirdi. Duran’ın açıklamaları, hem uluslararası anlamda hem de iç kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Hükümetin alacağı kararların toplumsal hassasiyetle dönüştürülmesi gerektiğini belirten Duran, Suriyeli mültecilere yönelik destek çalışmalarının artarak devam etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Suriyeli mültecilerin Türkiye’deki durumu, son yıllarda giderek artan bir şekilde tartışma konusu haline geldi. 2011 yılında başlayan iç savaşın ardından Türkiye, milyonlarca Suriyeliye kucak açarak tarihine önemli bir sayfa ekledi. Bu bağlamda, Burhanettin Duran, Türkiye’nin insanlık tarihi açısından örnek bir duruş sergilediğini ifade etti. Duran, “Suriyeli kardeşlerimizin çektiği acılara kayıtsız kalmak mümkün değil. Onların haklı mücadelesinin yanındayız. Bizler, insani bir sorumlulukla hareket ediyoruz ve bu konuda üzerimize düşeni yapmak için kararlıyız” dedi.
Türkiye, Suriyeli mültecilere sağlık, eğitim ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamada önemli adımlar attı. Ancak, son dönemlerde bazı kesimlerden gelen eleştiriler, mülteci politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği yönünde. Duran, bu eleştirilerin toplumsal uzlaşıya ve çözüm önerilerine dönüştürülmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Önemli olan, bu süreçte birbirimizi anlamak ve iş birliği yapmaktır. Mültecilerin entegrasyonu, onların ihtiyaçlarını karşılamak kadar, toplumun da huzurunu sağlamak için elzemdir” şeklinde düşüncelerini öne sürdü.
Duran’ın konuşmasında bir diğer önemli nokta ise, uluslararası topluluğun Suriyeli mültecilere yönelik daha etkin bir destek mekanizması oluşturması gerektiği oldu. Duran, “Dünya genelinde bu soruna duyarsız kalan ülkeler var. Türk halkı, milyonlarca masum insanın geride bıraktığı acıyı içtenlikle hissetmiştir. Ama bu sadece bizim sorumluluğumuz değil, uluslararası bir mesele. Diğer devletlerin de bu konuya duyarlılık göstermesi bekleniyor” diye belirtti. Bu bağlamda uluslararası iş birliğinin artması gerektiğini savunan Duran, Türkiye’nin Suriyeli mültecilere yönelik yapmış olduğu yardımların ve entegrasyon çalışmalarının, dünya genelinde örnek alınması gereken çalışmalar olduğunu ifade etti.
Duran, uluslararası topluluğuna şu çağrıyı yaptı: “Sadece geçici olarak değil, kalıcı çözümler üretilmelidir. Bunu yaparız ki, Suriyeli kardeşlerimiz de insan onuruna uygun bir yaşam sürsün.”
Burhanettin Duran’ın mültecilere yönelik bu desteği önemsenirken, aynı zamanda Türkiye içindeki toplumsal duyarlılığı güçlendirme çağrıları da dikkat çekti. Suriyeli kardeşlerimizin yaşadıkları sıkıntıların, Türkiye’nin sosyal dokusuna etki etmemesi için bireylerin ve toplumun tüm kesimlerinin üzerine düşeni yapması gerektiğinin altını çizen Duran, “Birlikte hareket etmezsek, bu sorunlar daha da büyüyebilir. Bizler, zorlu bir coğrafyada yaşıyoruz ve bu nedenle birbirimize kenetlenmek zorundayız” dedi.
Suriyeli mültecilere yönelik yapılan yardımların akıbeti ve Türkiye’nin gelecekteki mülteci politikası, zamanla daha fazla tartışılacak bir konu olarak gündemdeki yerini korumaya devam edecek. Burhanettin Duran, ülkenin bu konudaki hassasiyetinin ve birlikteliğinin sürdürülmesinin ne denli önemli olduğunu vurgulayarak, “Suriyeli kardeşlerimizin mücadelesi, bizim sorumluluğumuzdur” diyerek sözlerini noktaladı.