Afganistan, son yıllarda özellikle kadın hakları konusunda yaşanan gerilemelerle uluslararası toplumun dikkatini çekerken, 2023 yılı itibarıyla yaşanan son gelişmeler durumu daha da vahim bir hal aldı. Afgan yetkililerin aldığı bir karar, kadınlara yönelik şiddetin tanımını değiştirerek, "kemik kırılmadığı sürece" şiddetin serbest olduğunu duyurdu. Bu karar, kadın haklarının ne denli tehlikede olduğunu gözler önüne seriyor ve toplumsal normların çöküşünü simgeliyor.
Afganistan’da kadınlara yönelik şiddet, zaten uzun yıllardır tabuların yıkılmasına yol açan bir konu olmuştur. Taliban’ın iktidara gelmesiyle birlikte, 2021 yılından bu yana yaşanan bazı değişiklikler, fiziksel ve psikolojik şiddeti meşrulaştıran uygulamaları beraberinde getirdi. Yeni yönetim, kadın haklarını neredeyse sıfıra indirerek, geleneksel normları daha da güçlendirdi. Bu bağlamda, yapılan açıklamalarla birlikte "kemik kırılmadığı sürece" tarzındaki ifadeler, adeta bir hükümet politikası haline dönüştü. Bu gelişmeler, kadınların hayatlarını tehdit eden şiddet olaylarının artmasının önünü açtı.
Uluslararası camia, Afganistan’daki bu gerilemeyi ve özellikle kadınlara yönelik yapılan bu son yasakları şiddetle kınadı. Birçok insan hakları kuruluşu ve devlet, Taliban yönetimini kadın hakları ihlalleri konusunda suçladı. Ancak Taliban yönetimi, aldıkları kararları bir 'aile içi mesele' olarak değerlendirip dışarıdan müdahale edilmeyeceğini ifade ediyor. Kadınlar, sokakta yürüyüş yaparken bile kendilerini güvende hissetmiyorlar. Eğitim, iş, sağlık hizmetleri gibi alanlarda maruz kaldıkları engellemeler, şiddetin yanı sıra yaşam standartlarını da düşürüyor. Afgan kadınların, bu kararla birlikte gündelik yaşamları, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yanı sıra daha fazla fiziksel ve psikolojik riskle karşı karşıya kalacak.
Ayrıca, toplumda bu yasaların getirdiği belirsizlikler, erkekler arasında şiddeti teşvik eden bir ruh hali oluşturdu. Hakkında bir yaptırım uygulanmamasının getirdiği cesaretle, bir kısım erkek, kadınlara karşı daha cüretkar davranırken, bu durum kadınların görünmez hale gelmesine yol açıyor. Özellikle genç kadınlar, bu yasaların etkisiyle eğitimden uzaklaşırken, umutları da gitgide azalıyor.
Sonuç olarak, Afganistan'da yaşanan bu gelişmeler, sadece bir ülkenin sorunları olarak görülmemelidir. Uluslararası topluma düşen görev, bu çarpık durumu değiştirmek için mücadele etmektir. Kadınların haklarını savunmak, sadece Afganistan'daki kadınların değil, tüm insanlığın ortak görevidir. Duyarsız kalmanın bedeli, sadece Afgan kadınları için değil, dünya genelindeki tüm kadınlar için çok ağır olacaktır.